9.01.2012

Fındıklı Kurabiye


Hatırlarsanız çok iddialı bir şekilde geçenlerde vermiş olduğum un kurabiyesi tarifi gerçekten de büyük ilgi görerek bizleri şaşırtmadı. Zaten fotoğrafladığım o un kurabiyeleri esimin ertesi gün işyerinde yapacakları kahvaltıya bir hazırlıktı ve is arkadaşlarının da takdirlerini topladı. Fakat bu ilgi sadece okuyucularla ve esimin is arkadaşlarıyla sinirli kalmayıp un kurabiyeleri bizim küçük beyin de çok büyük beğenisini kazandı. O kadar ki bizimkisi gelip gidip un "kurabiye istiyorum" diyerek esimin yanından ayrılmaz oldu. E tabi o enfes lezzetin kaynaklarından olan içerisinde barındırdığı bir paket margarin nedeniyle esim küçük beyin çok fazla yemesini de istemedi. Böylelikle hızlı bir biçimde daha evdeki un kurabiyeleri bitmeden (son 3 tane var, yarin kahvaltı sonrası mideye indirmeyi planlıyorum) bugünkü kurabiyeler pişirildi. Ayni zamanda esim eline bugün gecen tupperware kurabiye şekillerini denemek istedi. Bugün vereceğim tarifi de esim küçük bir değişiklikle daha az zararlı hale getirdi. Simdi malzemeleri sıralayalım;

  •  1 paket margarin (Bizim küçük değişikliğimiz: yarim paket margarin+1.5 cay bardağı sıvı yağ)
  •  1 yumurta sarisi
  •  1 cay bardağı yoğurt
  •  2 cay bardağı seker
  •  Aldığı kadar un
  •  Vanilya
  •  Kabartma tozu
  •  Dövülmüş iç fındık
  •  Pudra sekeri (isteğe göre üzerine serpmek için)

Yapılışı : 
Oda sıcaklığındaki margarin, sıvı yağ, seker ve vanilya yoğrulur.
Yumurta sarisi ve yoğurt karışıma eklenir.
Son olarak da un ve kabartma tozu ilave edilerek kulak memesi kıvamı elde edilene kadar yoğrulur. Böylece hamuruz hazır.
sonrasında bu hamurdan oklava yardımı ile 1 cm kalınlığında hamur açılarak kurabiye kalıbı yardımı ile değişik şekiller elde edilir.
Sekil verilmiş kurabiyelerimizin üzerine yumurta akı bir fırça yardımı ile sürülür ve dövülmüş fındıklar kurabiyelerin üzerine serpilir.
Sonrasında kurabiyeler pişmesi için 180°C lik fırına sürülür. Üzeri hafif kızaran kurabiyeler fırından alınır ve soğuduktan sonra servis edilir.
İsteğe bağlı olarak pişmiş kurabiyelerimizin üzerine pudra sekeri serpilebilir. Fotoğraflarda her iki durumu da görebilirsiniz. Yukarıda yazılı malzemelerden 2 tepsi kurabiye çıkıyor. Ayrıca yazının başlangıcında anlattığım bizim küçük bey için margarin yerine sıvı yağ kullanılmış bu tarifi 1 paket margarin ile de deneyebilirsiniz.
Şimdiden afiyet olsun. Eğer tarifi denerseniz lütfen yorumlarınızı göndermeyi ihmal etmeyin.

Fevzi Hoca Balık Lokantası

Trabzon'daki basarisinin ardından Ankara'ya büyük bir restoran açan Fevzi Hoca’nın mekanı Orman Genel Müdürlüğü lojmanları içerisinde yer alıyor. Zaten açıldığı zaman da mekanın yeri basında tartışmalara yol açmıştı ve Fevzi Hoca’nın Ankara'da restoran açması için kendisine büyük bir kıyak yapıldığı yazılıp çizilmişti. Açıkçası olayın bu tarafı hakkında ne bilgim var ne de blogumuzun bu konuyla ilgisi. Gerçek olan bir şey var ki o da Ankara’nın bir tane daha ciddi bir balık restoranına kavuşmuş olması.
İlk olarak Fevzi Hoca'ya nasıl gideceğimizden bahsetmek gerekir sanırım çünkü pek de öyle herkesin bildiği ya da yolunun ustu olabilecek bir yerde değil. Söğütözü Caddesi üzerinden Atatürk Orman Çiftliğine doğru giderken yol üzerinde sağ tarafta Orman Genel Müdürlüğü Lojmanları’nın kaldığı alanı göreceksiniz. Hemen ilk sağdan dönerek güvenlik görevlisinin olduğu kapıdan Orman Genel Müdürlüğü Lojmanları’na giriyorsunuz. Fevzi Hoca'ya geldiğinizi söylerseniz herhangi bir kimlik gerekmeksizin sizi içeri alıyorlar. Derken Lojmanlar bölgesinin tam ortalarında ağaçların arasında güzel bir yerde Fevzi Hoca’nın mekanını bulabilirsiniz.
Mekan hakkında bilinmesi gereken en önemli ayrıntılardan biri alkol olmaması. Hani öyle “canım da güzel bir rakı balık sofrası çekti” diyerek gideceğiniz balıkçılardan değil. Güzel hoş bir dekorasyonu var. Mekanın sunduğu balıkların günlük olarak Trabzon’dan geldiği söyleniyor. Tabii ki çipura ve levrek her yerde olduğu gibi burada da çiftlik yetiştirmelerinden sunuluyor. Biz gittiğimizde saat 17 civarlarıydı ve henüz akşam yemeği yoğunluğu başlamamıştı. Buna rağmen birisinin gelip de siparişlerimizi sorması için uzunca bir süre bekletildik. Bizim küçük bey de rahat durmadığı için bu durum normalden daha fazla rahatsızlık verdi. Sonrasında da maalesef bahtımıza pek de güler yüzlü olmayan bir garson düştü. Neyse gelelim yemek safhasına, bizim tüm motivasyonumuz barbun yemek üzerineydi fakat daha ilk dakikada barbun olmadığını öğrenince tüm plan alt üst oldu. Eşim mezgit tava ben de çok uzun bir düşünüşten sonra çokta istemeyerek levrek (çiftlik olduğunu bile bile) söyledik. Suratsız garsonumuzun “bu mevsimde zaten barbun olmaz” demesine rağmen tam mekandan ayrılıyorken daha efendi bir garsona sorduğum aynı soruya “av yasağı da olsa barbun olabiliyor, gelmeden önce arayarak öğrenebilirsiniz” şeklinde cevap aldım. Mezgit tava bir tabağı daire şeklindeki diziliş ile doldurmamış ve sanki tabağın bir tarafını biri yemiş gibi bir görüntüdeydi. Bence gerekirse daha küçük tabak kullanmalı ve bu şekilde servis yapmamalılar. Sonuç olarak porsiyonu küçük bulduk. Benim levrek ise normaldi, ama zaten evde kendimiz de levrek ve çipurayı güzel bir şekilde yapabildiğimiz için iştahımı çok kabarttığın söyleyemem. Bunun haricinde ikram olarak gelen mısır ekmeği, kaygana ve tatlı olarak cevizli baklava ile laz böreği gerçekten çok güzeldi. Fiyatlar konusunda normal olduğunu söyleyebilirim. Fırsat bulursam bir kez de garantiye aldıktan sonra barbun yemeye gitmeyi düşünüyorum, o deneyimi de buradan sizlerle paylaşırım. İnternet sayfası için tıklayınız..

5.01.2012

Un Kurabiyesi


Değerli blog okuyucuları..Bugün sizlere en iddialı olduğumuz ve şimdiye kadar her gelen misafirimizin tarifini alarak gittikleri harika bir tarif vereceğim. Benim de en favorilerimden olan ve esimin müthiş bir pastacılık örneği sergilediği un kurabiyesinin tarifini veriyorum. Çocukluğumuzda yaşadığım mahallede tek başına yasayan ve kurabiye yaparak bunları satan ve geçimini bu şekilde sağlayan yaşlı bir amca vardı. Ali Dayı. Ali Dayı’nın kurabiyeleri o kadar lezzetli ve orijinal olurdu ki etrafa nam salmıştı. İşte ben o kurabiyelerin lezzetini yıllar sonra biricik esimin yaptığı un kurabiyesinde yeniden aldım. Evet iddialı konuşuyorum, deneyin ve her şey beklendiği gibi olursa ne demek istediğimi anlayın.
Lafı daha fazla uzatmadan malzemeleri verelim;

  •  1 paket margarin (oda sıcaklığında)
  •  1 Türk kahvesi fincanı sıvı yağ
  •  3 dolu çorba kaşığı pudra sekeri
  •  4 çorba kaşığı buğday nişastası
  •  Aldığı kadar un

Yapılışı;

Margarin, sıvı yağ ve pudra sekeri krema kıvamında yoğrulur.
Nişasta ve un karışıma ilave edilir.Ve kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edilir.
Resimde görmüş olduğunuz (ya da istediğiniz farklı bir şekilde) gibi sekil verilir ve üzerine bıçakla diklemesine 2 çizik atılır
Önceden ısıtılmış 160°C lik fırında üzeri beyaz alt tarafı ise hafif kızarık kalacak şekilde pişirilir. Bu en az 1 saatlik bir süreçtir.
Fırından çıktıktan sonra bir kase içerisinde pudra sekerine bulanır

Yukarıda verilen malzemelerden büyüklüğüne göre yaklaşık 40-50 civarında un kurabiyesi elde ediyorsunuz. Bizim bugünkü pişirişimizde tam 49 adet kurabiye çıktı. Şimdiden afiyet olsun ve lütfen tecrübe ve yorumlarınızı da yazmayı unutmayın..